ÇANAKKALE'DE GEZİLEBİLECEK YERLER

GELİBOLU YARIMADASI TARİHİ MİLLİ PARKI
Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Marmara Bölgesinde, Çanakkale ili sınırları içindedir. 1973 yılında Milli Park ilan edilmiştir. Yüz ölçümü 33.490 hektardır. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Park sınırları dahilinde 1 İlçe (Eceabat) ile 8 köy bulunmaktadır. 250.000’i aşan Türk şehidinin aziz hatıraları üzerinde yükselen anıtlar ve yine 250.000’i aşkın İngiliz, Fransız, Avustralya ve Yeni Zelanda askerlerinin gömülü olduğu alanları içine alan Milli Park, bugün bütün dünyaya barışın değerini anlatmaktadır. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı içerisinde 56 yerli anıt ve şehitlik 35 Yabancı Mezar ve Anıtları bulunmaktadır.

ŞEHİTLER ABİDESİ
Gelibolu Yarımadasının uç kısmında, Morto Koyu gerisinde yükselen Hisarlık Tepe üzerindedir. Çanakkale Savaşlarında şehit olanların hatırasına inşa edilmiştir.Temeli 19 Nisan 1954 tarihinde atılmış ve 21 Ağustos 1960 tarihinde ziyarete açılmıştır. Ana kaidenin ayaklarındaki rölyefler 2002 yılında tamamlanmış, 2004 yılında tören alanı ve sembolik şehitlikte değişiklikler yapılmıştır. 2005 yılında restorasyondan geçen anıt, 2007 yılında bulunduğu alana yeni şehitlik inşa edilmesiyle son şeklini almıştır. Yüksekliği 41.70 cm olan abide, 625 metre karelik bir alanda dört ayak üzerinde yükselmektedir. Uzaktan bakıldığında Mehmetçiğin “M” harfi şeklinde gözükmektedir. Abidenin tavanına mozaikten bir Türk Bayrağı işlenmiştir. Abidenin girişinin sol tarafında ise 1992 yılında yaptırılan sembolik şehitlik, yurdumuzun her köşesinden Çanakkale’ye koşarak en kıymetli varlıkları olan canlarını veren şehitlerimiz için yaptırılmıştır.

BOZCAADA (TENEDOS)
Bozcaada  bugün Çanakkale’nin bir ilçesi olup, kuzeyinde Semadirek, kuzey-batısında Limni, güneyinde Midilli, kuzey-doğusunda Gökçeada bulunmaktadır. Çevresindeki küçük adacık ve kayalıklarla 40 km2’lik bir yüzölçümüne sahiptir. Bozcaada’da yüksek tepe ve orman yoktur. Bunun yanı sıra adanın en yüksek tepesi olan ve 40 mil uzunluğundaki çevreyi kontrol eden Göztepe’den dolayı da Bozcaada ismi yakıştırılmıştır. Ege Denizi’nde Ülkemize ait iki adadan biridir. Bozcaada’daki Osmanlı Dönemi’nden kalma önemli tarihi mekanlar arasında; Yalı Cami, Alaybey Cami, günümüzde park olarak kullanılan Namazgah ile tarihi çeşmesi, 1870 yılında inşa edilmiş üç nefli Meryem Ana Kilisesi ziyaretçileri mimari yapıları ile etkilemektedir. Aya Paraskevi Ayazması olarak tanımlanan mekanın Ortodoks inancında önemli bir yeri vardır. Eskiden burada düzenlenen Paraskevi Şenliklerinin yerini günümüzde Bağbozumu Şenlikleri almıştır. Şarap Fabrikaları, Rüzgar Santrali, Bozcaada Bağları, Alaybey Cami, KimisisTeodoku Rum Ortodoks Kilisesi, Göztepe, Habbele, Çamlık piknik alanı,Namazgah Çeşmesi, Ada Evleri, Bozcaada Yerel Tarih Araştırma Merkezi, Tuz Burnu, Köprülü Mehmet Paşa Cami, Ayazma Yat Limanı, Mermer Burnu, Polente Deniz Feneri adada mutlaka görülmesi gereken yerlerdir.

GÖKÇEADA (İMROZ)
Kuzeydoğu Ege denizinin mavi sularında muhteşem bir manzara sunan Gökçeada, Çanakkale’nin nüfusu en az olan ikinci ilçesidir. 289.5 km2’lik yüzölçümlü adanın kara ile bağlantısını Kuzu Limanı sağlamaktadır. Gelibolu Yarımadası’nın batısındaki Kabatepe Limanı’na 14 mil ve Çanakkale’ye 33 mil mesafede bulunan Gökçeada’nın, andezitten oluşan tepeleri, derin ve yeşil olan vadileri, dantela gibi işlenen kıyıları ve tatlı su kaynakları, onu diğer Ege adalarından ayrıcalıklı kılmaktadır. Güney kıyıları Aydıncık (Kefalos) plajıyla adaya doğal bir güzellik kazandırmaktadır. Adanın kuzeydoğu yönündeki Kuzu Limanı, genişçe bir koy oluşturmakta ve büyük bir bölümü günümüzde plaj olarak kullanılmaktadır. Kuzey sahilinde, Büyük derenin denize kavuştuğu kesimde Kale köy plajı çekiciliğini korumaktadır. Yüksek bir tepe üzerindeki eski kale kalıntılarıyla iç içe geçen Kale köyün doğu yönündeki Yıldız Koy, Deniz Parkı, Yelken Kaya ve Peynir Kayalıkları, hırçın dalgalarla dövülen adanın kuzey kıyılarını cazip kılmaktadır. 38 metre yüksekliği olan Marmaros Şelalesi, Şifalı çamur banyosunun yapıldığı Tuz Gölü’de(Eşelek köyü) bu bölgede bulunmaktedır. Uğurlu Köyü, Gizli Liman, İnceburun ve Şirinköy’de görülmeye değerdir. 2002 yılından bu yana ada içerisinde gerçekleştirilen organik tarım faaliyetleri ile özellikle 2008 yılından bu yana gerçekleştirilen tarım turizmi uygulamaları sayesinde misafirlerine eşsiz bir doğal ortam sunan Gökçeada, 2011 yılı Haziran ayında almış olduğu Cittaslow unvanı ile dünyanın ilk ve tek sakin adası olmuştur.Gökçeada (Kuzulimanı) Çanakkale’den 32 mil, Gelibolu Yarımadasındaki Kabatepe Limanı’na 14 mil uzaklıktadır. Adaya Kabatepe Limanından ve Çanakkale merkezden her gün GESTAŞ feribotları sefer yapmaktadır.

ASSOS ANTİK KENT
Assos, Çanakkale’nin 87 km. güneyinde, Ayvacık ilçesi Behramkale Köyü sınırlarında bulunan antik bir liman kentidir. Aynı zamanda bir öğretim merkezi olarak bilinen Assos’ta, İlk çağ’ın ünlü filozofu Aristoteles bir felsefe okulu kurmuş zooloji, biyoloji ve botanik konularında da önemli araştırmalar yapmıştır. Doğu ve Batı olmak üzere iki girişi olan antik kent, eski bir volkan konisi üzerine kurulmuş olup, güneye doğru uzanan teraslar üzerindeki yapı topluluklarından oluşur. Kentin etrafını çeviren 4 km.lik surların önemli bir bölümü bugün hala ayaktadır. Akropol’de yer alan Athena Tapınağı, Arkaik Çağ’da inşa edilmiş Anadolu’nun en eski Dor tapınaklarından biridir. Akropoldeki tarihi kalıntılar arasında Athena Tapınağı, Edremit Körfezi’nin gün batımında büründüğü muhteşem manzaranın izlenebileceği en uygun mekandır. Buradan denize doğru inildikçe agora (çarşı), gymnasium (düşünsel ve bedensel eğitim merkezi) tiyatro, bouleuterion (kent meclisi binası) ve nekropol (antik mezarlık) sıralanmaktadır. Antik dönemde tragedya ve komedya gibi oyunların oynandığı 4000 seyirci kapasiteli tiyatronun büyük bölümü korunmuş durumdadır. Akropolün hemen kuzey köşesinde Osmanlı Sultanı I.Murat’ın 14. yüzyılda yaptırdığı tek kubbeli cami bulunmaktadır. Behramkale köyü sınırlarındaki Osmanlı döneminden kalma köprü tümüyle ayakta olup halen kullanılmaktadır. Assos henüz bozulmamış doğal çevresi, denizi, otel, pansiyon ve Kadırga Koyu’ndaki uzun ve temiz sahilleri ve köyü ile hemen her yaştaki ziyaretçinin isteklerine cevap verebilecek nadir bir ören yeridir.

TROYA ANTİK KENT
Troia Antik kentin yeri ve kalıntıları Çanakkale Boğazı güney girişinde, Erenköy (İntepe) Beldesi, Tevfikiye (Asarlık) köyü yakınında Hisarlık (eski Pergamos) mevkiinde ovaya egemen bir tepecik üzerindedir. Çanakkale İl merkezine 30 km. mesafededir. Troia Çanakkale Boğazı girişi yakınındaki Hisarlık mevkindeki Tunç Çağından kalma kale ve kentle birlikte Troia Savaşı sonunda yok edilen Kral Priamos’un efsanevi kentinin ortak adıdır. Troia, İlios ya da İlion olarak da anılmaktadır. Troya Müzesi; Çanakkale İli, Merkez İlçesi’ne bağlı Tevfikiye Köyü sınırları içinde yer alan, UNESCO’nun 1998 yılında Dünya Kültür Mirası Listesi’ne aldığı, Troya Antik Kenti girişinde yer almaktadır. 3.000 m2 sergi salonu, 11.200m2 kapalı inşaat alanına sahiptir. İnşasına 2013 yılında başlanılmış, 2015 yılında duran çalışmalara 2017 yılından devam edilmiş, 2018 yılında kapılarını ziyaretçilere açmıştır.

TROYA MÜZESİ

KAZDAĞI MİLLİ PARKI (İDA DAĞI)
Edremit Körfezi’nin kuzeyinde Çanakkale ve Balıkesir illeri arasında yer alan bir dağ. Kaz Dağı ya da Kaz Dağları olarak iki biçimde adlandırılan dağ büyük ölçüde Biga Yarımadası’nda uzanmaktadır. Kaz Dağları, batıda Dede Dağı, ortada esas Kaz Dağı ve üç tepesi (kuzeyde Babadağ, ortada Karataş Tepe, güneyde Sarıkız Tepesi) doğuda Eybek Dağı, kuzey doğuda Gürgen Dağı ve Kocakatran Dağı’ndan oluşur.
Üç tepesi olan esas Kaz Dağı’nın en yüksek tepesi 1774 metre olan Karataş Tepesi’dir ve Balıkesir’in Edremit ilçesi Güre beldesinin kuzey batı istikametine düşmektedir. Çanakkale’nin Bayramiç ilçesi Ayazma mesire yeri ise Kaz Dağı zirvesinin kuzey batısına düşmektedir ve mesire yerine ulaşmak için Bayramiç’ten yaklaşık 17 km’lik Evciler Beldesi yolunu takip edip,  Evciler’den sonra 6 km’lik yol aşılarak ulaşılabilir.
Bölgedeki en önemli merkez Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu ve Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk beldeleridir. Ayrıca Altınoluk, Alp Dağları’ndan sonra dünyanın en temiz ikinci yüksek oksijen oranıyla en temiz ikinci havasına sahiptir.

BAYRAMİÇ AYAZMA
Çanakkale‘nin oksijen deposu olarak bilinen Kazdağları’ndaki Ayazma Mesire Yeri Bayramiç ilçesine bağlı Evciler Köyü yakınlarında yer alıyor.Bayramiç ilçesinden Evciler Köyü’ne ulaşmanızın ardından 5 kilometre daha ilerleyince bu muhteşem mesire yerine geliyorsunuz.İl ve ilçe merkezinde sıcak bir hava olmasına rağmen buraya ulaştığınızda serinleme imkanına sahipsiniz. Kendine özgü uzun ağaçları, buz gibi suları ile Kaz Dağları’nın en güzel dinlenme tesislerinden biri olan Ayazma Mesire yeri, günübirlik tatil yapılan yerlerin de başında yer alıyor.Piknikçilerin yanı sıra, son yıllarda Ayazma’ya gelen küçük trekking grupları da burada bulunan alanda kamp yapıp parkurları kullanabiliyorlar.Çam ağaçlarıyla kaplı Ayazma’nın kaynak suyunun etrafındaki masalarda ziyafet yapmak buraya ayrı bir renk katıyor. Ayazma’da güzel bir gün geçirdikten sonra geri dönüşte Evciler Köyü yakınlarındaki Alabalık Tesislerinde canlı canlı balıkları kendiniz seçip pişirip yeme şansına da sahipsiniz.

ÇANAKKALE DENİZ MÜZESİ
Çanakkale Çimenlik Kalesi’nde bulunan Çanakkale Deniz Müzesi, Çanakkale mücadelesinin kutsal mirasına ev sahipliği yapıyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı olduğu için askeri bir müze olarak geçiyor. Çanakkale savaşının yaşandığı yerleri ve aziz şehitlerimizi gezdikten sonra Çimenlik Kalesi’ne doğru yol almanızda fayda var. Çanakkale’de gezilecek yerlerden en önemlisi, şehitliklerden sonra burasıdır. Geniş bir sahayı kaplayan müze içerisinde soluklanabileceğiniz geniş bir park var. Çimenlik Kalesi, Nusrat mayın gemesinin güzel bir maketi, Çanakkale savaşını anlatan onlarca resim ve fotoğraf, kütüphane, savaşta kullanılan silahlar, mermiler, askeri elbiseler ve o günü anlatan birçok miras yer alıyor. Müze içerisinde yer alan hediyelik eşya binası içerisinde Çanakkale hatırası alabilirsiniz. Ayrıca Çanakkale Savaşı ihtisas kütüphanesi de bulunuyor. Buradan Çanakkale’ye dair daha önce okumadığınız eserleri okuyabilir, dilerseniz satın alabilirsiniz.

 

ÇİMENLİK KALESİ
Çimenlik Kalesi (Kale-i Sultaniye), Kilitbahir Kalesinin karşı kıyısında, Sarıçay’ın yanı başındaki düzlükte yer almaktadır. Kale, yaklaşık olarak 110×160 metre boyutlarında dikdörtgen planlı olup, bir dış sur ve bu dış surun ortasındaki ana kuleden oluşmaktadır. Dış surlar, çok sayıda kule ve burçlarla donatılmıştır. Çimenlik Kalesi (Kale-i Sultaniye); Kilitbahir Kalesinin tam karşısında, boğazın en dar yerine İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından, Yakup Bey nezaretinde, 1462 yılında inşa ettirilmiştir. Kilitbahir Kalesi’nin tam karşısında Sarıçay’ın yanındaki düzlüğe inşa edilen Kale-i Sultaniye, yaklaşık olarak kare planlıdır. Belirli aralıklarla çokgen ve dairesel planlı kulelerle desteklenmiştir. Bir dış kale ve iç kaleden oluşmaktadır. İçerisinde iki cami, bir cephanelik ve koğuşlar bulunmaktadır. Denize bakan kısımları XIX.yüzyılda yıkılarak tabyalar inşa edilmiştir. Şu an askeri müze olarak kullanılan kale sağlam bir şekilde bugünde ayaktadır.

NUSRAT MAYIN GEMİSİ
Çanakkale Savaşında önemli rol izleyen Nusrat Mayın Gemisi (maketi), Çimenlik Kalesi içinde ziyaretçilerin görüşlerine açıktır. Dijital bir sunum ve panolarla ziyaretçilere Çanakkale mücadelesindeki kahramanlıklar anlatılıyor. Nusret Mayın Gemisi hakkında da bir takım teknik bilgiler veriliyor. Nusret Mayın Gemisinden sonra Çanakkale Savaşları kütüphanesine gidebilirsiniz. Birçok yabancı ve yerli kaynak bu kütüphane de ziyaretçilere sunuluyor. Müze’ye girdiğiniz zaman sol tarafta hediyelik eşya binası var. burayı en son ziyaret edin. Öncelikle Çanakkale’ye dair mirasımızı ziyaret ederek, o zamanı yaşayın. Daha sonra hediyelik eşya binasında yaşadığınız duyguları size en çok anımsatan bir hediyeyi alın ve her zaman görebileceğiniz bir yere koyun. Böylece Çanakkale ruhunu canlı tutmak için kurulan bu müzenin gayesinin tezahür ettiği bir kimse olursunuz. Hediyelik eşya binasında çeşitli yayınlar, Çanakkale’yi anımsatan eşyalar ve deniz motifli tablolar yer alıyor. Resim ve Fotoğraf galerisi binasının zemin katında mayınlar sizi karşılıyor. Bir sonraki katta ise Çanakkale Savaşını canlandıran maket ve resimler var. Binanın mimari yapısı ilginizi çekecek. Çünkü Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyor. Oldukça nostaljik bu bina daha önce askeriye tarafından mühimmat deposu olarak kullanıldı. 1982 senesinde müze kurulma kararı alınınca resim sergisi uygun bir yapıya sokuldu.

ANADOLU HAMİDİYE TABYASI
Çanakkale Merkez Barbaros Mahallesinde bulunan ve boğazın güvenliğinin sağlanması için 1892 yılında Sultan II. Abdülhamit tarafından yaptırılan Anadolu Hamidiye Tabyası’nda 10 adet tescilli bonet (cephanelik) yapısı ve bunların arasında yarım dairesel formda konumlanan 9 adet top atış alanı bulunmaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 40 milyon ödenek ayırarak2014 yılı Şubat ayında restorasyonuna başlandığı ‘’ Anadolu Hamidiye Tabyası ve Gelibolu Minia Teşhir Tanzim ve Çevre Düzenlemesi’’ projesi 2017 yılında tamamlanmış olup 2018 yılı Kasım ayında kapılarını ziyaretçilere açmıştır.

ÇANAKKALE TRUVA HEYKELİ

ÇANAKKALE SERAMİK MÜZESİ
Çanakkale il merkezinde 1905 yılında Er Hamamı olarak inşa edilen tarihi yapı Çanakkale Belediyesi’nin yaptığı restorasyon çalışmalarının ardından 2013 yılında “Seramik Müzesi” haline getirilmiş. Cevat paşa Mahallesi Kaya Sokak’ta bulunan Seramik Müzesi’nde kentin seramik alanındaki önemli eserleri sergileniyor.Seramik üzerine ulusal ve uluslararası sempozyum, çalıştay, atölye çalışmaları ve sergiler gibi pek çok faaliyetin yürütüldüğü Seramik Müzesi’nin tarihi hamamın eski hali ile korunmuş olması dikkat çekmektedir. Seramik Müzesi olarak kullanılan hamamda soğukluk, ılıklık ve sıcaklık olarak hizmet veren bölümlerin Seramik Müzesi’ne giriş, dinlenme ve bilgilendirme alanı ile sergileme alanları olarak düzenlenmesi tesise ayrı bir renk katmaktadır.Dinlenme ve bilgilendirme alanına dışarıdan gelenler, sergi alanına geçmeden önce dinlenirken, bilgi ekranından yapının tarihçesi ve sergilerin içeriği hakkında bilgi alabilirler. Eski Hamamdaki tuvalet taşları ve kurnaların orijinal olduğu bilinmekte, Seramik Müzesi’nde arka kısımda bir de bahçe yer almaktadır. Çanakkale’yi gezmek için gelenler mutlaka Seramik Müzesi’ni görmeden buradan ayrılmamanızı tavsiye ederiz…